Dr AppliCare

Dr AppliCare ürünleri, dermatolojik uygulamalardan önce ve sonra uygulamayı yaptıran kişinin, yapılan uygulamanın ve uygulamayı gerçekleştiren kliniğin korunup garanti altına alınması için geliştirilmiştir. Tüm bu uygulamalar bakım, güzellik, estetik veya tedavi amaçlı olup, varolan sorunun giderilmesini hedefler. Bu sebeple uygulamalar (iple yüz germe, dermabrazyon, peeling, lazer vs) ilk aşamada cildi tahriş eder.

İlk aşamada tahriş beklenen bir durumdur. Ancak tüm süreci tehlikeli kılan faktörler, uygulama sırasından çok, uygulamadan sonra ortaya çıkar. Oluşan tahriş sebebiyle kaşıntı, batma, kızarıklık, acı, yanma ve ağrı ile karşılaşılabilir. Sonraki süreçte enfeksiyon ve leke oluşması da çok muhtemeldir. Bilimsel veriler, uygulamalardan sonra önleyici ve doğru tedbirler alınmadığı için leke oluşum oranının %40 olduğunu göstermektedir.*

* Mc burney Side Effects and Complications of laser Therapy Dermatologiz Clinic 2002;20(ı):165-176

Neden Dr AppliCare?

Roller, iple yüz asma, dermabrazyon, peeling, lazer gibi cildi irrite eden tüm uygulamalar ve minimal estetik işlemler, ciltte görülen ve görülemeyen bir çok reaksiyona sebep olur. Bu reaksiyonların başında leke gelir, tahriş, kızarıklık, enfeksiyon vb. yan etkilerdir.

Tüm bu bahsedilen riskler; yapılan her peeling, lazer epilasyon vb gibi cildi irrite eden ve ödem oluşmasına sebep olan tüm uygulamalar için söz konusudur. Uygulama esnasında kullanılan cihazların teknolojik üstünlüğü ve uygulamayı gerçekleştiren kişinin el becerisinden bağımsız olarak, CİLDİN DOĞASI GEREĞİ herkes için geçerli olan risklerdir. Bu risklerin sebebi ''yalnızca güneş'' değildir. Uygulamanın kendisi başlı başına bir risk sebebidir.

Hiç güneşe maruz kalmayan bir vücut bölgesinde bulunan ameliyat izinin zaman içerisinde renk değiştirip koyulaşması da bu yüzden olur.

Dr AppliCare ürünleri tüm uygulamalardan sonra karşılaşılabilecek riskleri önlemek ve işlem görmüş cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak için geliştirilmiştir.


Lazer uygulaması sonrasında karşılaşılması istenmeyen durumlara örnek olarak:


Dövme sildirme sonrası karşılaşılması istenmeyen durumlara örnek olarak:


Ameliyat izine örnek olarak:


Ürünler

Peeling, lazer, dermabrazyon, iple yüz asma ve roller gibi cildi irrite eden uygulamalardan önce ve sonra Dr AppliCare AppliCalm SPF 50 Cream kullanmanın önemi, bu uygulamalar nedeniyle oluşabilecek ödem, batma, enfeksiyon, kaşıntı vb. riskleri önlemeye yardımcı olmasıdır. Düzenli bir şekilde Dr AppliCare AppliCalm SPF 50 Cream kullanan kişinin cildinde; uygulama sonrası irritasyon, leke, enfeksiyon ve kuruluk ile karşılaşması beklenmez. İçerdiği çok güçlü yatıştırıcı ve cilt onarıcı etken maddeler sayesinde uygulama sonrası cilt konforunu sağlamaya destek olurken, güneşin zararlı ışınlarından da üst düzeyde koruma sağlar. Yüksek düzeyde güçlendirilmiş antioksidan formülü ve cilt nemlendirici, yumuşatıcı ajanlarının etkisi ile başka bir bakım ürününü kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır. Dr AppliCare AppliCalm SPF 50 Cream ile; uygulama sonucunun başarısı ve uygulamayı yaptıran kişinin memnuniyeti garanti edilir.

Dr AppliCare AppliCalm SPF 50 Cream kullanılmadığı uygulama sonrasında

  • Soğuk hava veya lokal anestezik kremler kullanılır.
  • Oluşan ödemin azaltılması ve cilt nemliliğinin artırılması amaçlanarak soğuk su tatbik edilir.
  • Duş sonrasında ve her gün düzenli olarak cilde bol miktarda pomad uygulanmalıdır.
  • İlk hafta içerisinde tüm bu nemlendirme ve temizleme işlemleri günde 3-4 kez tekrarlanmalıdır.

Bu önlemlerin alınmasına rağmen uygulama sonrası ciltte leke oluşumu çok sık görülen bir durumdur. Uygulanacak ürünler lekeyi engelleyen özel içeriklere sahip olmadığı için sürekli bu önemleri almak, dermatolojik uygulamalar için uygun değildir. Uygulaması zahmetli ve takibi zor olan bu yöntemler yerine en doğru yaklaşım; tüm bu hassasiyeti azaltarak üst düzey konfor sağlayan Dr AppliCare AppliCalm SPF 50 Cream kullanmak ve beraberinde tüm bu olumsuz risklere karşı cildi korunaklı ve konforlu hale getirmektir.

Dr AppliCare Depigma SPF 50 Cream, leke giderilmesi amacıyla yapılan tüm profesyonel uygulamalardan sonra yeni leke oluşumunun engellenmesi ve cildin güneşin zararlı ışınlarından korunması amacıyla kullanılır. Dr AppliCare Depigma SPF 50 Cream cildi güneşin zararlı ışınlarından koruduğu gibi, leke oluşumunun önlenmesinde etkili olan etken maddeler ile tedaviye güçlü destek verir. Genel olarak Dermatologların leke tedavilerinde kullandığı tüm dünyada kabul görmüş bu etken maddeler var olan lekeleri gidermeye ve yeni leke oluşumunu önlemeye yardımcı olmaktadır.

Güçlendirilmiş antioksidan içeriği ile cilt nemlendirici ve onarıcı ajanları sayesinde başka bir destek ürünü kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır.

Lekelerinin giderilmesi amacıyla profesyonel uygulama yaptıran kişilerin cildi, doğal olarak yeniden leke oluşumuna uygundur. Bu sebeptendir ki, tedavi süresi içerisinde ve süreç tamamlandıktan sonra, yalnızca bir güneş koruyucu kullanmak yerine, leke oluşumuna yatkın cilt tipleri için özel olarak geliştirilmiş olan Dr AppliCare Depigma SPF 50 Cream kullanılması önerilmektedir.

Bir kadının sahip olduğu güzelliği uzun süreli koruması ve daha da güzelleşmesi için bakımın önemi çok büyüktür.

İçerik olarak çok güçlü antioksidan kombinasyonuna sahip olduğundan dolayı, kişinin cildine yapacağı en büyük yatırım; Dr AppliCare AntiAge SPF 50 Cream kullanmaktır.

Dr AppliCare Antiage SPF 50 Cream içeriğinde üzüm çekirdeği, nar çekirdeği, E vitamini ve yeşil çay gibi çok güçlü antioksidanların yanında bilinen en güçlü antioksidan olan “Superoksit Dismutaz” bulunmaktadır.

Primer antioksidan olan ''Superoksit Dismutaz'' tek başına bile diğer tüm güçlü antioksidanlardan yüzlerce kat daha etkilidir. Superoksit Dismutaz Dr AppliCare AntiAge SPF 50 Cream içerisinde mevcuttur.

Bu formülün önemi çok büyüktür. Çünkü güneşin zararlı ışınları yalnızca cildin üst tabakasında hasara neden olmaz. Cilt altındaki hasarları da fazladır. Üzülerek belirtmek gereklidirki bu hasar, ilk başta gözle görülemez. Gözle görüldüğü zaman da çoğu zaman geç kalınmış olur. Cilt normal süresinden çok daha erken yaşlanmış, kırışmıştır ve esnekliğini kaybetmiştir. Birçok vakada da cilt kanseri görülebilmektedir.

Cildin altındaki oluşan hasarları önleyebilmek için yalnızca bir güneş koruyucu kullanmak yeterli değildir. Kullanılan güneş koruyucunun çok güçlü antioksidan kombinasyonu olması büyük önem taşır. Güneş koruyucunun içerdiği antioksidanlar ne kadar güçlü olursa; deride oluşan bu hasarlar da o kadar engellenir, deri elastikiyeti korunur ve kırışıklıkların oluşması önlenir.

Tüm bu olumsuzları önlemek isteyen kişilerin kendilerine yapacağı en büyük iyilik; 3-4 saatte bir düzenli olarak Dr AppliCare Antiage SPF 50 Cream kullanmaktır.

Aknelerin giderilmesi amacıyla yaptırılan uygulamalardan sonra oluşan akne lekelerinin tedavilerine destek olmak için geliştirilmiştir. Dr AppliCare Sebiac SPF 50 Cream akne oluşumuna yönelik çözümlere destek sunan, özel etken maddeler içerdiği gibi, cildi güneşin zararlı etkilerine karşı da korumaya yardımcı olur. Dermatologlar tarafından akne tedavilerinde sıkça kullanılan bu etken maddeler Dr AppliCare Sebiac SPF 50 Cream içeriğinde de bulunur. Bu sebeple var olan akne bulgularını gidermeye yardımcı olduğu gibi, yeni akne oluşumunu da önlemeye yardımcı olur. Dr AppliCare Sebiac SPF 50 Cream ciltteki aşırı sebum (yağ) üretimini normale dönüştürerek yeni aknelere zemin hazırlanmasını ve cildin parlamasını engellemeye yardımcı olur.

Akne veya akne izlerinin giderilmesi amacıyla profesyonel uygulamalar gören cilt, yeniden leke ve akne oluşumu için uygundur. Bu nedenle, uygulamalar sürerken ve süreç tamamlandıktan sonra ulaşılan başarılı sonucu sürdürebilmek için; akneye bağlı lekelenmelerin önlenmesine yardımcı ve akne tedavilerine özel olarak geliştirilmiş olan Dr AppliCare Sebiac SPF 50 Cream kullanılması önerilmektedir.

Yüz bölgesinde var olan kılcal damar (Kapiller Damar) şikayeti çoğunlukla açık tenli kişilerde ortaya çıkar. Yüzde görülen kılcal damar şikayetleri en çok; güneşin zararlı ışınlarından doğan hasara bağlı olabilir. Kılcal damar genişlemeleri ciltte hissedilen hassasiyet, yüzde görülen kırmızı lekeler, yüz kırmızılığının sebebidir. Kılcal damar tedavisi genellikle ışık cihazları ve lazer ile yapılmaktadır.

Dr AppliCare Capilia SPF 50 Cream; tedaviler sırasında ve sonrasında karşılaşılabilecek olan leke, ödem vb. gibi riskleri önlemeye yardımcı olmak, tedavileri güçlendirmek ve cildi güneşten gelen zararlı ışınlara karşı korumak için geliştirilmiştir. Dermatologların kılcal damar tedavilerinde sıkça kullandıkları etken maddeleri içeriğinde bulundurur. Bununla beraber güneşin zararlı ışınlarına karşı üst düzeyde güvenle koruyan filtrelerinin yanında tedavilerin başarısına destek olmaktadır.

Medikal Bilgiler

Sivilce hem ergenleri hem de yetişkinleri etkileyen önemli bir problemdir. Hafif sivilceler kendiliğinden geçer ve iz bırakmaz. Ama ileri akneli olgularda cilt altında nodüler ve kistik yapılar oluşur. Bu akne odakları iyileştikleri zamanda ciltte çukurlar ve düzensizlikler oluşturur. Bu görünüme sivilce lekeleri ya da sivilce izleri denir. Aynı zamanda cilt altı yağ dokusunda da erime olur. Bu geri dönüşümsüz bir süreçtir. Bu yüzden sivilceler daha ciltte izler ve çukurlar oluşturmadan aktif akne aşamasında tedavi edilmelidir.

Aknenin vücutta bıraktığı hasar hem ciltte hem de cilt altı yumuşak dokuda olabilir. Ciltteki çukurlar ve düzensizlikler yanında cilt yıpranmış, gevşek ve cansız görüntüye bürünür. İleri akne olgularında ciltteki problemlere ek olarak cilt altı yağ dokusunda da erime görülür.

Akne tedavisi için etkili tedavi yöntemi lazerdir. Cilt altındaki hacim kaybının tedavisi, dolgu yöntemleri ile çözülebilir. Dolgu; hyaluronik asit ya da yağ dolgusu olabilir. Dolgunun avantajı hem cilt altında kaybedilen hacmin kazandırılması hem de kazanılan bu hacim ile cildin daha gergin ve düzgün görünmesine katkı sağlamasıdır.

Sivilce lekeleri tedavisinde lazer ışını dokuya noktasal odaklar halinde yayılarak cildin yeniden epitelizasyonunu ve cilt altı dokularının yenilenmesini sağlar. Ciltteki bu yenilenme süreci hem ciltteki düzensizlikleri azaltır, hem de cildin kalitesini artırarak daha sıkı bir yapıya kavuşmasını sağlar.

Sivilce lekeleri için işlem 1 ay arayla 4 – 6 seans uygulanabilir. Uygulama sonbahar ve kış aylarında yapılır, yaz ayları tedavi için uygun bir mevsim değildir. Lazer uygulaması sonrası ciltte hafif bir yanma, kızarıklık ve şişlik oluşur. Kısa bir süre sonra cilt normal görünümüne döner. Ertesi gün ciltte toplu iğne ucu gibi kahverengi pullanmalar olur. Ciltteki pullanma 3-7 gün sürer. Bol nemlendirici ve güneş koruyucu krem kullanılması tavsiye edilir.

Sivilce lekeleri izleri tedavisinde uygulama öncesi ve sonrası güneş ışını ve solaryumdan en az 1 ay süreyle uzak kalınmalıdır.

Güneşe karşı özel bir koruyucu krem kullanılmalıdır. Bu koruyucunun mineral filtreli, bol antioksidanlı ve tedavide gerekli etkileri sunabilecek etken maddeleri olan bir koruyucu olmasına özen gösterilmelidir.

Uygulama öncesinde aspirin, isotretionin ve doğum kontrol hapları kullanılmamalıdır.

Yüzdeki ödemi azaltmak için tuzlu soğuk su ile kompres uygulanır. Pullanma dökülünceye kadar her gün 3-4 kez yüze nemlendirici kremler kullanılmalıdır.

Tedavide lazer cihazları, etkin sonuçların elde edilmesini sağlar. Akne izlerinin hem sayısında azalma hem derinliklerinde azalma gözlenir. Yüzeysel akne izleri tamamen geçer ve cilt sıkı bir görünüm kazanır.

Kılcal damarlar cilt içinde uzanır ve cilt yüzeyinden görülmezler. Sıcak ortamda ciltteki kılcal damarlar genişler ve ciltte pembelik oluşur. Soğuk ortamlarda ise ciltteki kılcal damarlar büzüşür ve cilt soluk bir görünüm alır. Bu durum kılcal damar çeperindeki kasların gevşemesi ve büzüşmesine bağlı oluşur. Bazen bu kılcal damar çeperindeki kas yapısı bozulur ve kılcal damar genişler ve bir daha büzüşemez. Genişleyen damar içinde de kan göllenir. Bu durum ciltte örümcek ağı gibi ince, kızarık, düzensiz çizgiler belirmesine sebep olur. En sık neden; güneş, genetik, foto yaşlanma, travma ve benzeri sebeplerdir. Bu durum birçok insanda rahatsız edici bir görünüme sebep olabilir. Kılcal damar çatlaması yaygın olarak yüz ve bacak bölgesinde görülür. Kılcal damar çatlamaları yüzde en sık yanak ve burun kenarlarında mevcuttur.

Lazer ışını ile kılcal damar duvarında termal bir hasar oluşur ve kılcal damar bütünlüğü bozularak içinden geçen kan akımı durur. Vücut hasar görmüş ve kapanmış bu kılcal damar bölgesini temizleyerek vücuttan uzaklaştırır. Eğer kılcal damar ağı çok yaygınsa ya da damar çapı genişse o zaman bu termal hasar kılcal damar ağında ya da damar çapında bir azalmaya neden olur. Bu yüzden optimal bir sonuç için ek seanslar gerekecektir.

Kılcal damar çatlaması için lazer tedavisi kliniklerde kolaylıkla yapılabilir. Her bir seans damar ağının yaygınlığına göre 5-20 dakika aralığında sürer. İnce damarlar tek seansta geçebilir. Ama damar ağı yaygınsa tedavi 2 hafta ara ile 3-4 seans sürebilir.

Lazer uygulaması sırasında hafif bir ağrı olabilir. Soğutucu hava uygulaması bu ağrı hissini azaltır. İşlemden sonra lazer uygulanan bölgede hafif bir pembelik ya da ödem olabilir, birkaç saat içinde kendiliğinden geçer. Hafif bir kabuklanma da olabilir, birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.

Kılcal damar lazer ile etkin bir şekilde tedavi edilebilir. Ama tedavi başarısı ve seans sayısı kişisel farklılıklar gösterebilir.

Lazer ile kılcal damar çatlaması yanında hemanjiom ve porto şarabı lekesi diye alınan kılcal damar malformasyonları da tedavi edilebilir. Ancak seans sayısı 4-6 hafta ara ile 8-10 seanstır.

Cilde rengini veren madde melanindir. Ciltteki melanin miktarı cildin rengini belirler. Güneş, yaşlanma, gebelik ve hormonal değişiklikler gibi sebeplerle ciltteki melanin artabilir ve ciltte dağınık şekillerde lekeye sebep olabilir. Bu görünüm birçok kişinin hem iş hem de özel yaşantısını olumsuz etkiler. Bir çok kadın bu lekeli görünümü kamufle etmek amacıyla yoğun kapatıcı ve fondöten kullanır.

Herkesin özellikle yüz olmak üzere güneş gören bölgelerinde bir miktar lekelenme olması gayet normaldir. Ama eğer bu lekeli görünüm çok fazla ise o zaman rahatsız edici olabilir ancak leke tedavisi zahmetli ve zordur.

Birçok kliniğe başvurulduğunda leke tedavisi için uygulanan ilk tedavi yöntemi peelingtir. Ama tek başına peeling uygulaması leke tedavisinde istenilen ve yeterli düzeyde bir sonuç vermez. Cildin % 5’lik üst tabakası zaten ayda bir dökülür. Kimyasal peeling ajanları ise cildin genellikle % 10’luk üst tabakasını soyarlar. Kullanılan ajanın türüne ve konsantrasyonuna göre bu oran artabilir ya da azalabilir. En sık olarak glikolik asit ve trikloroasetik asit (TCA) peelingleri kullanılır. Peeling uygulaması ile cildin yüzeysel kısmındaki leke problemleri çözülebilir. Cildin orta ve derin tabakalarındaki lekelere ise başka yöntemlerle yaklaşmak gerekebilir. Özellikle esmer tenli ya da cilt hazırlığı doğru yapılmayan kişiler peelingten fayda görmeyebilir, hatta işlemden sonra cilt lekeleri daha da artabilir. Bu duruma postinflamatuar hiperpigmentasyon ismi verilir. Bu durum peeling uygulanan alandaki iyileşme sürecinde lekelerin şiddetli bir biçimde geri gelmesine neden olur.

En uygun tedavi yöntemi cildin hem yüzeysel hem de derin tabakalarındaki lekeleri tedavi etmek için lazer ve peeling yöntemlerini kombine etmektir. Çünkü lazer ile hem derin hem de yüzeysel cilt lekeleri tedavi edilebilir. Aynı zamanda postinflamatuar hiperpigmentasyon oluşumu da engellenmiş ya da tedavi edilmiş olunur.

İlk seansta lekeli bölgeye lazer ve leke serumu uygulaması yapılır. Burada amaç; cildin tam kat yenilenmesini ve temizlenmesini sağlayarak cildin lekelerden arındırılmasını sağlamaktır. Aynı anda uygulanan leke serumu ile de kalan lekeler azaltılmaya çalışılır. İlk seansta bile lekelerde ortalama % 20 oranında bir açılma görülür. Bu tedavi ile cildin hem yüzeysel hem de derin tabakalarındaki lekeler tedavi edilmiş olunur. İşlem sonrası ciltte hafif bir kızarıklık ya da 2 gün sürecek hafif bir pullanma olur. Cilt kapatıcıları kullanılabilir. 3 gün sonra cilt normal görünümüne döner.

Son seanslar için ise başka tür peelingler ve farklı tip lazerler uygulanır.

Bu uygulamalardan sonra ciltte hafif bir pembelik oluşabilir. Bu durum risk taşır çünkü bu pembeliğin anlamı cilt altında bazı onarıcı salgıların bulunduğu anlamına gelir. Bu anda güneşe bağlı olmaksızın, cilt altında salgılanan maddelerin kendileri dahi lekeye sebep olabilmektedir. Bu sebeple mutlaka ama mutlaka hem güneşten koruyan hem de leke oluşumunu engelleyen bir koruyucu kullanılmalıdır.

Seans aralarında leke giderici krem ve düzenli güneş koruyucu krem uygulaması yapılmalıdır.

Anti-aging uygulamalar: Antiaging tedavileri ve antiaging uygulamaları, günümüz teknolojisi ile çok üst seviyelere çıkmıştır. Lifting, kırışıklık giderme, kırışıklık tedavisi, yüzdeki sarkmaların toparlanması ve boyun çizgilerinin giderilmesi gibi birçok alanda yüz güldürücü sonuçlar almak mümkündür.

Uygulama çeşitleri

  • Fokuslu ultrason yüz germe
  • Yüz ütüleme
  • İple yüz germe
  • PRP

Cilt yenileme ve yüz gençleştirme uygulamaları, en sık karşılaşılan uygulamalardır. Yüz, boyun, dekolte ve eldeki yaşlanma bulgularının, kırışıklıkların ve çizgilerin giderilmesinde kullanılan birçok yöntem vardır. Bu yöntemler ciltte sıkılaşma, toparlanma yaratır. Cilt tonunu dengeler, lekeleri açar ve cilde canlı, parlak bir görünüm kazandırır. Ciltteki akne, yanık ya da yara izlerinin görünümünde iyileşme sağlanır.

En çok başvurulan antiaging uygulamalar şu şekildedir:

  • Yüz ütüleme
  • İple yüz germe
  • PRP Leke tedavisi
  • Yüz gençleştirme
  • Cilt kırışıklıklarının azaltılması
  • Cilt sıkılaştırılması
  • Sivilce izlerinin azaltılması
  • Cilt yenileme
  • Cilt gözeneklerinin küçültülmesi
  • Ameliyat ya da yara izlerinin azaltılması
  • Cilt çatlaklarının azaltılması

Antiaging Uygulama Çeşitleri

Lazer: Radyasyonun uyarılması ile güçlendirilmiş ışık demetidir.

Amaç;

  • Leke tedavisi
  • Akne tedavisi
  • Yanık ve yara izlerinin tedavisi
  • Çatlak tedavisi
  • Cilt yenileme
  • Dövme silme
  • Kılcal damar çatlaması tedavisi
  • Çil tedavisi

Peeling (Soyma): Derinin hasar görmüş tabakasının yenilenme işlemidir

Amaç;

  • Leke tedavisi
  • Akne tedavisi
  • Cilt yenileme
  • Kırışıklık tedavisi
  • Cilt kuruluğu giderme

Dermabrazyon: Lazer ve kimyasal bir ajan kullanmadan deriye uygulanan mekanik soyma işlemidir.

Yüksek basınçla deriye mikrokristal püskürtülerek derinin yüzeysel tabakalarının aşındırılması prensibine dayanan yöntemdir. Deri zımparalama olarak da bilinir.

Amaç;

  • Leke tedavisi
  • Akne tedavisi
  • Cilt yenileme
  • Kırışıklık tedavisi
  • Cilt kuruluğu giderme

Roller: Mikro iğneli özel silindir sistemi ile derinin üst ve alt tabakalarını etkileyerek, kollajenin arttırılmasını sağlayan yöntemdir.

Amaç;

  • Leke tedavisi
  • Akne tedavisi
  • Cilt yenileme
  • Kırışıklık tedavisi
  • Cilt kuruluğu giderme

Dr AppliCare AppliCalm SPF 50 Cream kullanılmadığı durumda;

Birçok dermatolojik uygulama sırasında (lazer epilasyonda olduğu gibi) hafif ödem, pembelik, yanma hissi ve ağrı olur. Bu durumu azaltmak için;

  • Lokal anestezik kremler veya soğuk hava kullanılarak azaltılabilir.
  • Oluşan ödemi azaltıp cildin nemlendirilmesini artırmak amaçlı soğuk su tatbik edilir.
  • Her gün düzenli ve duş sonrasında cilde bol miktarda pomad kullanılır.
  • İlk hafta içinde temizleme ve nemlendirme işlemi günde 3-4 kez tekrarlanmalıdır.

Yine de uygulama sonrası alınan tüm bu önlemlere rağmen ciltte leke oluşumu çok sık karşılaşılan bir durumdur. Çünkü bu önlemler sürekli uygulama için uygun değildir. Üstelik uygulanacak ürünler lekeyi engelleyen özel içeriklere sahip değildir. Bu uygulaması zor ve zahmetli yöntemler yerine yapılması gereken en doğru yaklaşım; tüm bu hassasiyeti azaltarak üst düzey konfor sağlayan Dr AppliCare AppliCalm SPF 50 Cream kullanmak ve bu sayede uygulamaların bu olumsuz risklerine karşı cildi korunaklı hale getirmektir.

Uzman Görüşleri

Katalog


Bize Ulaşın

Merkez Ofis

Cevizli Mahallesi, Zuhal Caddesi, A-1 Blok, No:46, Kat:3 Daire:13 Maltepe / İSTANBUL

0850 577 0 246 (BIO)

info@drapplicare.com


Distribütör olmak için

BIO BOSPHORUS DİSTRİBÜTÖR PROFİLİ

Mesaj Gönderin